ORGANİKTE BİR GÜVEN BELGESİ OLARAK SERTİFİKASYON!

Organik tarım başta olmak üzere organik üretim sektörüne olan ilgi gün geçtikçe artmakta. İnsan sağlığını korumayı nihai amaç edinmesi, bunu yaparken çevreyi koruma ve hayvan refahını gözetmesine dayalı prensipler organiği tercih etmede en önde gelen sebeplerden. Bunların yanı sıra bu ürünlerin sertifikasyon sürecinden geçip tescilli bir şekilde piyasaya sürülmesi ise organiği organik yapan en önemli kıstas şüphesiz. Şimdilerde ilgi çekmek adına kullanılan ‘’yüzde yüz doğal, katkısız, saf, organik’’ virali maalesef tüketiciyi yanıltabiliyor. Bu şekilde teşhir edilen ürünlerin şayet sertifikaları yoksa organik olarak nitelendirmek doğru değil.

Sertifikalar ise organik tarım yasası ve yönetmeliğinde belirtilen ve yetkilendirme esaslarına uygun bir şekilde inceleme ve sertifikasyon sürecini gerçekleştiren ulusal ve uluslararası denetleme kuruluşları tarafından verilebiliyor. Organik ürünlerin ambalajında sertifika aldığı kurumun logosu bulunmak zorunda. Bunun yanında tarımsal ürünler için ‘’organik tarım ve Türkiye Cumhuriyeti’’ yazan yuvarlak logoyu, sertifika numarasını ve kontrol kuruluşunun kodunu muhakkak görmemiz gerekiyor.

“Sertifikasyon süreci nasıl işliyor”, “Bu süreçte nelere dikkat ediliyor”, “Ulusal ve uluslararası Kontrol ve Sertifika Kuruluşları (KSK) hangileridir” gibi soruların yanıtlanmasını bu hususta biz tüketicilerin bilgilenmesi ve bilinçli alışveriş yapması adına önemsiyorum. Öncelikle sertifika almak isteyen üretici firmanın herhangi bir ulusal veya uluslararası KSK ya başvuru yapması gerekmekte. Başvurunun olumlu sonuçlanması ve ilgili denetimlerden sonra firma hiçbir sentetik madde, GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar), hormon vs. gibi organik tarım ve üretime aykırı teşebbüslerde bulunulmayacağına dair bir sözleşme imzalayarak organik üretim yolculuğuna başlıyor. Tüm bu yolculuk başvurulan firmanın denetim ve gözetimi altında devam ediyor.

Örneğin; organik tarım için konuşacak olursak hasattan, işlemeye, ambalajlamadan, depolamaya her bir işlem denetim ve gözetim sürecine dahil. Sertifikasyonun en güven veren yanı ise bu. Ürünün yalnız son halinin değil, ilk basamağından başlayıp bize ulaşana kadar bütün basamakların kontrol edilip titizlikle incelenmesi. Aynı zamanda bu sertifikaların güncellenme zorunluluğu da var. Belli aralıklarda sertifikanın yinelenmesi ve güncel olması gerekiyor. Eğer belirtilen esaslara uygun olmayan bir durum tespit edilirse de sertifika iptal ediliyor. Bu da organiğe olan güveni daha da perçinliyor.

Ülkemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından akreditasyonu sağlanmış sertifika verme yetkisine sahip ulusal ve uluslararası toplam 28 KSK mevcut. ECOCERT, IMO, ECOTAR, ICEA, ANADOLU EKOLOJİK ÜRÜNLER, KALITEST bunlardan yalnızca bir kısmı. Özetle, sertifika bir ürünün gerçekten ‘’organik’’ olduğunun yegane kanıtıdır. Aynı zamanda bizi, sevdiklerimizi çevremizi koruyan bir güven belgesidir!

 

Organik Günler Dinleriz

 

Selin Bozdağ Toprak

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *