Köpük Balonlar Sandığımız Kadar Masum Mu?

Köpük Balonlar Sandığımız Kadar Masum Mu?

Hepimiz sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmek isteriz. Hele ki söz konusu minik yavrularımız olduğunda daha bir titizlenmemek elde değil. Ebeveynler olarak çocuklarımızın bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı bir gelişim göstermesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz elbette. Kimi zaman katkı maddesi içerdiğini, zararlı olduğunu düşündüğümüz çikolataları miniklerimiz ulaşamasın diye evimizin en ücra köşelerine saklıyoruz. Yeri geliyor komşu teyzeden aldığımız organik, ev yapımı tarifleri uygulamaya çalışıyoruz. Gıda ve beslenme konusuna biraz daha eğildiğimiz, bu konuda gün geçtikte daha da bilinçlendiğimiz az çok hepimizin malumu. Peki ya bunların yanı sıra evimize giren, olmazsa olmazımız temizlik ve hijyen ürünleri konusunda yeteri kadar bilinçli miyiz, ne dersiniz?

Mesela aldığımız ürünlerin öncelikle paraben, alüminyum, SLS gibi zararlı kimyasal maddelerden arınmış olduğuna emin miyiz? Belki de adını duymadığımız veya masum olduğunu zannettiğimiz bu tehlikeli maddelerden bahsedelim biraz da. SLS (Sodyum Lauryl Sülfat) elimizin altında sürekli bulunan, gündelik hayatımızda en çok kullandığımız temizlik malzemelerimizden olan bulaşık deterjanları ve sabunlarımızın köpürmesini sağlayan kimyasallardan. Mikroplardan arınsın diye sürekli elini yıkamasını istediğimiz kızımıza ellerini yıkarken iyice köpürtmesini söyleriz ki elleri tertemiz olsun, mikroplar kırılsın. Ya bu köpüğün SLS adlı orta tehlikeli olarak sınıflandırılan tahriş edici kimyasaldan kaynaklandığını bilsek, hala aynı tembihte bulunabilir miydik? Pek sanmıyorum. Belki de çoğumuz maruz kaldığımız zarar ve tehlikeden bihaberiz.

Bu malzemeleri sadece temizlikte değil, zaman zaman çocuklarımızın eğlence aracı olarak da kullanabiliyoruz. Örneğin bulaşık deterjanından balon köpükcükleri yapmak gibi. Çocuklar için keyif verici olan bu aktivite maalesef bulaşık deterjanı kullanımı ile zararlı bir hale dönüşüyor. Oyun esnasında çeşitli petrokimyasallardan elde edilen bu deterjanlardan oluşan köpüklerle çocukların hassas cildi temas ediyor. Dahası kontrol altında olmayan bazı çocuklar bu deterjanlı suları bilemeyerek içebiliyorlar. Tüm bunları düşündüğümüzde, hem çocuklarımızın sağlığı hem de içimizin rahatlığı için elimize geçen ürünleri sorgulamadan, incelemeden tüketmememiz gerektiğini bir kere daha anlıyoruz. Önce bir bakalım ürünün kimyasal içerip içermediği ve doğayla uyumlu olup olmadığına. Bu bilince vardıktan sonrası ise kolay, hem organik hem ekonomik kullanımı olan birçok alternatif ürün mevcut. Bu noktada tamamen doğal, renklendirici ve koruyucu içermeyen hem de mis gibi altıncık kokusuyla çocuklarınızın hem güvenli bir şekilde eğlenebileceği hem de hijyenlerini sağlayabileceği köpük sabunumuzu denemenizde fayda var derim. Unutmayalım, sağlık her şeyin başı!

Organik günler dileriz.

Selin Bozdağ Toprak

Bebek kıyafeti deyip geçmeyelim!

Bebek kıyafeti deyip geçmeyelim!

Organik kelimesi son yıllarda sıkça kulağımıza çalınan bir kavram. Modernleşme ve endüstrileşmeyle birlikte organik ürünler ve organik yaşam daha da çok revaç buldu. Sebebi ise yapay olandan ‘’doğal’’ olana yönelmeye olan ihtiyacımızın artması diyebiliriz. Aslında yaşamımız ‘’tüketme’’ ve bir yandan da ‘’üretme’’ faaliyeti üzerine kurulu. Doğada olanı hiçbir katkı maddesi(ilaç, hormon, kimyasal, koruyucu vs.) eklemeden tükettiğimiz ve ürettiğimiz sürece sağlıklı ve ‘’organik’’ bir yaşama sahip olabiliriz.

Günümüzde gıdadan kozmetiğe, oyuncaktan kıyafete kadar birçok alanda organik ürüne yöneliş var. Özellikle yetişkinlere göre çok daha hassas bir bünyeye ve cilde sahip olan bebek ürünlerinin kimyasal ve kanserojen içerikli olmaması konusu son zamanlarda iyice gündemde. Bebeğimizin beslenmesi ne kadar önemliyse hassas tenine değen giysilerin de sağlıklı ve organik olması bir o kadar önemli.

Cildimize temas eden maddelerin yarısından fazlası gözenekler vasıtasıyla emiliyor. Özellikle ipliklerde kullanılan sentetik boyalar, ağartıcı kimyasalların olumsuz birçok yan etkisi bulunuyor. Defalarca yıkanmasına rağmen bu kimyasallar çok güçlü oldukları için tamamen çıkmıyor ve sağlığı tehdit ediyorlar. Bu gibi ürünler hassas bebek cildinde kızarıklık, kaşıntı gibi gözle görülebilen çeşitli tepkilere de yol açabiliyor. Bunlarla beraber pamuk ise sağlıklı, ciltle uyumlu en elverişli tekstil hammaddesi olarak biliniyor. Fakat ne yazık ki günümüzde pamuk üretiminde de çeşitli suni tarımsal kimyasallar kullanıldığını biliyoruz. Bu gibi sentetikleri içermeyen, GDOsuz tamamen doğal yollarla üretilmiş pamuk ise organik ve tercih edilmesi gereken hammadde olarak yerini alıyor. Organik pamuğun yanında aynı zamanda son yıllarda tekstilde bambu başta olmak üzere kayın ve soyadan elde edilen ekoloji ve insan sağlıyla uyumlu hammaddeler ise bir diğer alternatifimiz. Hal böyleyken mini minnacık bebeklerimizi özenerek giydirir, vitrinlerden renk seçerken giysimizin hammaddesi ve organiklik uyumunu da es geçmiyoruz değil mi anne babalar?

 

Organik günler dileriz.

Selin Bozdağ Toprak

Bebek Eşyalarında Temizlik !

Bebek Eşyalarında Temizlik !

Mini mini bir kuş evinize konduğu andan itibaren artık hayatınız hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak demektir. Günlük yaşantınızda değiştirmeniz gerekence onlarca şey, gözden geçirmeniz gereken onlarca konu vardır. Bu değişimin iyi yönde olduğuna tabi ki şüphe yok, ancak bazen değişimleri önem sırasına göre dizmekte yanlışlar yapıyor olabiliriz.

Bebeğimizin güvenliği, sağlığı, mutluluğu herşeyin önündedir şüphesiz, ama o emeklerken yerlerden mikrop almasın diye evi hergün mis kokulu deterjanlı sularla silmek iyi bir strateji değildir. Kıyafetlerine değen meyve lekeleri çıksın diye çamaşır suyuna batırmak, ya da mama sandalyesi üzerindeki salça lekeleri çıksın diye çamaşır suyu ile silmek yapılan en büyük hatalarımızdan olsa gerek. Bırakın lekeli giysin badilerini, kirli görünsün mama sandalyesi bebeğiniz çamaşır suyu kalıntısından uzak olsun da. Yerler sirkeli suyla da parıldar, yeter ki çocuğun o kokulu kimyasalları yalamasın.

Yine biberonlarını kendi kullandığımız fosfat içeren bulaşık deterjanı ile yıkamak da bunların arasında yer alır… Bebeklerin doğduğu günden itibaren anne sütü ile bile beslenseler öyle yada böyle sterilize edilmesi gereken bazı malzemeleri vardır. Bu emzik olabilir, süt sağma makinesi olabilir, ve ya biberon olabilir. Bu bahsettiğimiz 3 malzeme de direk olarak bebeklerin ağızlarıyla temasta olduğundan hijyenik olmaları gerekmektedir. Süt ve mama kalıntıları üzerinde kolayca üreyen bakteriler bebeklerde mide ve bağırsak rahatsızlıklarına sebep olabileceğinden son derece önemlidir. Farklı formatlardaki sterilizasyon makineleri bulunmasına rağmen, suda kaynatmak kullanılan en geleneksel ve düşük maliyetli yöntemdir. Biberon veya emzikler güzelce temizlendikten sonra suda kaynatılarak sterilize edilebilir. Ancak bu işlemi her seferinde yapmak mümkün olmadığı durumlarda kullanılmak üzere alternatif bir temizlik deterjanınızın olmasında fayda vardır.

Bir defalık bulaşık deterjanıyla yıkarım birşey olmaz, zaten bir dahaki sefere kaynatırım birşey kalmaz demeyin. Marketlerde satılan bulaşık deterjanlarında kullanılan, ürünleri kolayca temizlemeye yarayan ana maddelerden biri olan fosfat durulanması son derece zor bir kimyasaldır. Durulanamayan bu madde, ishal, kusma, deride tahriş gibi çokça yan etkiye sahiptir. Su kaynaklarına karışan fosfatın oksijeni tüketen yosunlara besin olarak, o bölgedeki balıkların boğularak ölmesine sebebiyet vermesi de işin çevreye bakan yanı.

Tüm bu sebeplerden yola çıkarak bebeğinizin bulaşıklarını sonrasında kaynatacak bile olsanız fosfat içermeyen deterjanlarla yıkamanız önemlidir. Bu konuda en büyük sıkıntıyı misafirliğe gittiğinizde yaşayacağınızı da belirtmekte fayda var. Neyse ki herşeyin en pratiğini düşünen anneler deterjanların deneme boylarını edinip, çantalarında taşımayı da kolayca başarabilirler. Deneme boyu olmayan ürünleri de kendi alacağınız minik kaplarda çantanızda bulundurabilirsiniz.

Piyasada artık yerli yabancı çokça markada organik içerikli bulaşık deterjanları bulunmaktadır. Yerli üretim hacminin de artışıyla çeşitliliği artan bu ürünlerin erişilebilirliği artık daha kolay. Deterjanlarınızı seçerken sertifikalı organik ürünleri tercih etmeniz ürünlerin üretim proseslerinin kontrollü olması açısından son derece önemlidir. Dünyaya daha yeni gözlerini açan, bağışıklık sistemi bile gelişmemiş minik yavrularınızı en azından kimyasallardan korumak sizin elinizde. Haydi bir göz atın, siz de göreceksiniz zengin seçenekleri.

Organik günler dileriz,

Dr. Nil Demir