Bebek Eşyalarında Temizlik !

Bebek Eşyalarında Temizlik !

Mini mini bir kuş evinize konduğu andan itibaren artık hayatınız hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak demektir. Günlük yaşantınızda değiştirmeniz gerekence onlarca şey, gözden geçirmeniz gereken onlarca konu vardır. Bu değişimin iyi yönde olduğuna tabi ki şüphe yok, ancak bazen değişimleri önem sırasına göre dizmekte yanlışlar yapıyor olabiliriz.

Bebeğimizin güvenliği, sağlığı, mutluluğu herşeyin önündedir şüphesiz, ama o emeklerken yerlerden mikrop almasın diye evi hergün mis kokulu deterjanlı sularla silmek iyi bir strateji değildir. Kıyafetlerine değen meyve lekeleri çıksın diye çamaşır suyuna batırmak, ya da mama sandalyesi üzerindeki salça lekeleri çıksın diye çamaşır suyu ile silmek yapılan en büyük hatalarımızdan olsa gerek. Bırakın lekeli giysin badilerini, kirli görünsün mama sandalyesi bebeğiniz çamaşır suyu kalıntısından uzak olsun da. Yerler sirkeli suyla da parıldar, yeter ki çocuğun o kokulu kimyasalları yalamasın.

Yine biberonlarını kendi kullandığımız fosfat içeren bulaşık deterjanı ile yıkamak da bunların arasında yer alır… Bebeklerin doğduğu günden itibaren anne sütü ile bile beslenseler öyle yada böyle sterilize edilmesi gereken bazı malzemeleri vardır. Bu emzik olabilir, süt sağma makinesi olabilir, ve ya biberon olabilir. Bu bahsettiğimiz 3 malzeme de direk olarak bebeklerin ağızlarıyla temasta olduğundan hijyenik olmaları gerekmektedir. Süt ve mama kalıntıları üzerinde kolayca üreyen bakteriler bebeklerde mide ve bağırsak rahatsızlıklarına sebep olabileceğinden son derece önemlidir. Farklı formatlardaki sterilizasyon makineleri bulunmasına rağmen, suda kaynatmak kullanılan en geleneksel ve düşük maliyetli yöntemdir. Biberon veya emzikler güzelce temizlendikten sonra suda kaynatılarak sterilize edilebilir. Ancak bu işlemi her seferinde yapmak mümkün olmadığı durumlarda kullanılmak üzere alternatif bir temizlik deterjanınızın olmasında fayda vardır.

Bir defalık bulaşık deterjanıyla yıkarım birşey olmaz, zaten bir dahaki sefere kaynatırım birşey kalmaz demeyin. Marketlerde satılan bulaşık deterjanlarında kullanılan, ürünleri kolayca temizlemeye yarayan ana maddelerden biri olan fosfat durulanması son derece zor bir kimyasaldır. Durulanamayan bu madde, ishal, kusma, deride tahriş gibi çokça yan etkiye sahiptir. Su kaynaklarına karışan fosfatın oksijeni tüketen yosunlara besin olarak, o bölgedeki balıkların boğularak ölmesine sebebiyet vermesi de işin çevreye bakan yanı.

Tüm bu sebeplerden yola çıkarak bebeğinizin bulaşıklarını sonrasında kaynatacak bile olsanız fosfat içermeyen deterjanlarla yıkamanız önemlidir. Bu konuda en büyük sıkıntıyı misafirliğe gittiğinizde yaşayacağınızı da belirtmekte fayda var. Neyse ki herşeyin en pratiğini düşünen anneler deterjanların deneme boylarını edinip, çantalarında taşımayı da kolayca başarabilirler. Deneme boyu olmayan ürünleri de kendi alacağınız minik kaplarda çantanızda bulundurabilirsiniz.

Piyasada artık yerli yabancı çokça markada organik içerikli bulaşık deterjanları bulunmaktadır. Yerli üretim hacminin de artışıyla çeşitliliği artan bu ürünlerin erişilebilirliği artık daha kolay. Deterjanlarınızı seçerken sertifikalı organik ürünleri tercih etmeniz ürünlerin üretim proseslerinin kontrollü olması açısından son derece önemlidir. Dünyaya daha yeni gözlerini açan, bağışıklık sistemi bile gelişmemiş minik yavrularınızı en azından kimyasallardan korumak sizin elinizde. Haydi bir göz atın, siz de göreceksiniz zengin seçenekleri.

Organik günler dileriz,

Dr. Nil Demir

 

 

Ekolojik Temizlik Ürünleri

Ekolojik Temizlik Ürünleri

Işıl ışıl parlayan bardaklar, sofralarımızı süsleyen muhteşem desenlere sahip yemek takımları, en sevdiğimiz kıyafetler, nevresimler, perdeler, üzerinde toz kondurmadığımız mobilyalar… Evlerimizde tertemiz olması gereken eşyalardan bazıları. Yine dışarı çıktığımızda da bu temizliğe rastlamak isteriz. Oturduğumuz bir restoranda menünün zenginliğinin yanı sıra servislerin temizliği, çalışanların görünümü ilk dikkatimizi çeken şeylerdendir. Tabi ki bu muhteşem temizliği elde etmek için oluşturulan temizlik malzemesi zulalarımız… En kalitelilerini ve en iyi sonuç verenlerini bulabilmek için araştırmalar yapar, tavsiyeler dinleriz. Hedef temizlik ve hijyen olunca hiçbir ayrıntı gözden kaçmamalıdır (!)

 

Sadece Temizliyorlar mı?

Temizlik ve hijyen için yaptıklarımız, harcadığımız onlarca çaba ve para bizi bu hedefe götürürken bazı ayrıntı olamayacak hususları göz ardı etmemize neden olmamalı değil mi? İşte sağlığımız bu hususların başında. Temizlik yapmak için kullandığımız çoğu malzemenin görünen yüzü, kirlerin ve lekelerin giderilmesi iken, görünmeyen yüzünde ise sağlığımız üzerinde giderilemeyecek hasarlar bırakma ihtimali bulunuyor. Yapılan onca araştırma sarf edilen emek ve paraya rağmen amacımızın aksiyle karşılaşmamız mümkün. Çünkü özellikle çamaşır ve bulaşık deterjanlarının içerikleri hakkında yapılan araştırmalar bunların insan sağlığı, ve ekolojik denge üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyuyor. Günlük hayatımızda sürekli deterjanlarla haşır neşir oluyoruz. Bu da deterjanların temas ile vücudumuza, akan su ile doğaya karışmasına neden oluyor. Özellikle sıvı sabunlar, şampuanlar, bulaşık ve çamaşır deterjanları, banyo ve mutfaklarda kullanılan yüzey temizleyiciler durulanma zorluklarıyla karşımıza çıkıyor. Yapılan bir araştırmada; iyi bir durulama için çamaşır makinasında 8 ton, bulaşık makinasında 6 ton, banyoda şampuan ve duş jeli için 2 ton su harcanması gerektiği söyleniyor. Başka bir araştırmada ise deterjanla yıkanmış ve durulanmış yemek kaplarında 0,199 – 0,663 mg./lt. deterjana rastlanmıştır. Deterjanların durulanma zorluğu neticesinde yemek kaplarından vücuda günde 75 mg. deterjan alınabiliyor. Bu oran birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Bağırsak kanserine ve ağır akciğer hastalıklarına sebep oluyor. Nitekim deterjanların deriye teması bile cildin yağını alır, kurumasına ve çatlamasına, hassas kişilerde dermatitlerin oluşumuna neden oluyor. Ayrıca bebek ve çocuklarda bu etki daha vahim sonuçlara ulaşabiliyor. Ham petrolden sentetik yolla elde edilen deterjanların içeriğinde genel olarak fenol, amonyak, paraben, naftalin vb. gibi zararlı kimyasal maddeler bulunuyor. Son zamanlarda deterjanlarda biyolojik bozulmaya uğrayan madde kullanılması yaygınlaşsa da bir çok deterjanın içerdiği doğada çözünmeyen inorganik maddeler sulara ve toprağa karışıp buralarda birikerek ekolojik canlılığı tehdit etmeye devam ediyor. Ayrıca petrolden üretilen temizlik malzemeleri uzun vadede kanalizasyon sistemlerine de zarar veriyor.

 

Alternatif Temizlik Ürünleri-Yöntemleri Var mı?

Zararlı deterjanlar konusunda toplum sağlığının ve çevrenin korunmasıyla ilgili kurumlar ile üreticilerin alacakları önlemler yapacakları düzenlemelerin yanı sıra bizler de birkaç alışkanlık değişikliğiyle hem kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığını hem de doğayı ve ekolojik canlılığı korumak için adım atabiliriz. Kaldı ki günümüzde organik ve ekolojik ürünlerin kullanımına yönelik artan bir trend mevcut. Yapılan araştırmalar ve tavsiyeler artık hangi markanın daha iyi temizlediği yönünde değil, nasıl daha doğal ve zararsız temizlik elde edebilirim yönüne eviriliyor. Modern yaşam kalıplarının bizi zorladığının aksine daha az şeyle daha sağlıklı ve temiz olunabilir. Evde birkaç malzemeyle hazırlanabilen çamaşır ve bulaşık deterjanları hijyeni sağlamaya yetiyor ve sağlığımızı olumsuz etkilemiyor. Bunu yanı sıra insan sağlığına ve çevreye duyarlı firmalar ve girişimciler bitkisel içerikli temizlik malzemeleri üretmeye çalışıyor. Ağır kimyasal maddeler içeren temizlik malzemeleri kullanılarak daha çok hijyen elde edileceği takıntısından uzaklaşarak evimizde temizleyici içeriğe sahip organik malzemeleri değerlendirmeye, hem sağlığımıza hem doğaya ve ekolojik sisteme zarar vermeyen temizlik ve bakım malzemeleri satın almaya çalışmalıyız.

 

Organik günler dileriz,